22 03 2011

ORMAN HAFTASI

                                                                                 SAKIN KESME   Ey hemşehri, sakın kesme! Yaş ağaca balta vuran el onmaz; Bu kütükler 'Nice yıldır, hiç birine kervan gelmez, kuş konmaz' Bunları kes, o baltanla çürümüş ağaçları yere ser. Bak, sizin köy şu yemyeşil koruluğun gölgesinde ne güzel! Gönülleri açmadadır yaprakların arasından esen yel. Yazık, günah olmaz mı ki, çıplak kalsın bu zümrüt yurt, şirin yel. Hem dünyada en birinci borç değil mi her kula, Bir tohumu fidan yapmak, fidanı da bir orman? Eğer böyle olmasaydı ne kalırdı oğula: 'Mirasımı artır' diye öğüt veren Atadan? Sakın kesme! Her dalında bir güzel kuş ses versin. Sakın kesme! Gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin. Sakın kesme! Şu verimli köye kanat, kol gersin. Sakın kesme! Aziz vatan günden güne şenlensin.                         Mehmet Emin YURDAKUL                                                                   ... Devamı

08 03 2011

İSTİKLAL MARŞI

  İstiklal Marşının Kabulü: 12 Mart 1921                  İstiklal Marşımız, yurdumuzun düşman işgaline uğradığı felaket günlerinde hazırlandı. Saldırgan düşmana karşı Anadolu’da tutuşan heyecanı koruyacak; vatan sevgisini ve inancı canlı tutacak bir marşın hazırlanması düşüncesi, Genel Kurmay Başkanı İsmet (İnönü) Paşa dan geldi. İsmet İnönü böyle bir marşın Fransız ordusunda mevcut olduğunu ve bizim ordumuz için de faydalı olacağını Milli Eğitim Bakanlığına iletti. Milli Eğitim Bakanlığı da bu düşünceyi benimseyip bir yarışma düzenledi. Beğenilen güfte için 500 lira ödül verilecekti. Yarışma için 734 şiir gönderildi. Bir kurulca bunlar titizlikle incelenip 6 tanesi ayrıldı. Ama hiçbiri beğenilmedi; marş olacak değerde bulunmadı. O zaman Burdur Milletvekili olan Mehmet Akif’in para ödülünden rahatsızlık duyduğu için yarışmaya katılmadığı öğrenildi. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi şairin Meclis’teki sıra arkadaşı Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Bey’in yardımını istedi. Hasan Basri Bey bundan sonrasını şöyle anlatıyor: ‘‘Akif Bey’in yanımda olduğu bir zaman,elime bir kağıt parçası alarak,onun dikkatini çekecek bir tarzda yazmaya başladım. - Ne yazıyorsun?   Marş…İstiklal Marşı yazıyorum. - Yahu sen ne adamsın? Seçilecek şiire para ödülü verileceğini bilmiyor musun? içinde para olan bir işe nasıl katılıyorsun? - Yarışma kaldırıldı? Seçilecek şiire ne para verilecek, ne de her hangi bir ödül. Milli Eğitim Bakanı bana güvence verdi. - Ya, o halde yazalım. İşte böylece yazılmaya başlanan ve 48 saatte bitirilen İstiklal Marşı, imzasız... Devamı

29 12 2010

YAŞ GÜNÜ

       HALENUR' UN YAŞ GÜNÜ                          KEVSER MERVE DURKAN'IN YAŞ GÜNÜ                                   SEDANUR GÜVENÖZ'ÜN YAŞ GÜNÜ                                                                           ... Devamı

12 12 2010

TUTUM, YATIRIM VE TÜRK MALLARI HAFTASI

    ( Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası   12 Aralık – 18 Aralık)       TUTUMLULUK İLE İLGİLİ BİR ÖYKÜ Hayırsever bir zengin, iki yakasında yasayan insanların üzerinden geçmekte sıkınki çektiği bir nehrin üzerine ,sevabına betonarme bir köprü yaptırmaya karar verdi.Bunun için gerekli incelemeyi yapmak üzere tanınmış bir mühendisi arabasına alıp nehre gitmek üzere yola çıktı.Yaninda oturmakta olan mühendis yolda bir ara sigarasını çıkarıp bir kibritle yaktı ve içmeye başladı.  Zengin adam mühendise, "Yahu benim sigaram yanıyordu; kibriti ziyan ettin? diye sitemde bulundu. Mühendis, "Alışkanlık işte efendim" falan diye geçiştirdi. Ama kafasında da, "Bir kibriti bile hesap eden adam, nasıl milyonlarca lira harcayıp bedava köprü yaptırır?" diye soru belirdi. Neyse, nehre vardılar. Zengin adam nehrin kıyısında bir yer gösterip sordu: - Köprünün bir ayağı  buraya olur mu? Mühendis cevap verdi: - Olmaz! Adam başka bir yer gösterdi: - Buraya olur mu? - Olmaz! Mühendisin maksadı isi yokuşa sürmekti. Zengin adam da onun maksadını anlamıştı. Cebinden bir avuç altın çıkardı ve bulanık suyun içine fırlattı ve arkasından sordu: - Köprünün ayağı buraya olur mu? Mühendis hayret içinde cevap verdi: - Evet, olur. Adam cebinden bir avuç daha altın çıkardı ve bir başka yere savurdu: - Buraya da olur mu? Mühendis gene hayret içinde cevap verdi: - Evet, oraya da olur. Hayırsever zengin, mühendise bir ders vermeyi de ihmal etmedi: - Arkadaş, sen beni bir kibriti bile hesap ediyor diye cimri sandın. Evet yerinde bir kibrit çöpünü bile düşünür, gereksiz yere ziyan et... Devamı

02 10 2010

ORDU'NUN KÖY VE YAYLALARI

                 ORDUNUN DERELERİ   Öğretmen anlatıyordu sınıfta yurdu, Karadeniz’de Samsun,Giresun, Trabzon,u, Dedi “ Çocuklar plakası elli iki nolu” Nemlendi gözleri parmak ucundaydı Ordu.   Ordu’nun denizi mavi, her tonda yeşili, Akmasa da yukarı Melet ile Civil’i, Bir ömre bedel yaşamasanda  hayali, Hele Boztepe’ den görmelisin o sahili.   Ordu’nun meşhurdur Çambaşı yaylası, Hamsili pilavı, fındığı, patates ile pancarı, Arazi kıt, verimi düşük olsada yaftası, Gönlü zengin, sıcak kanlıdır insanı.   Orduspor’du Ordu’nun medarı iftiharı, Yeşil sahalara gömmüştü Banikostrava’yı Çamsan’ıyla, Sağra’sıyla bütün dünyayı, Gezer, durur aratmadan Çelebi Evliya’yı                  Mustafa Aktürk – 1998                         BURASI ORDU             ORDU             ORDU                                      BOZTEPE'DEN ORDUNUN GÖRÜNTÜSÜ                                        SERENDİ   ... Devamı