
Büyük Atatürk ne demiştir "Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmağa hakkı yoktur."
Bu duygularla ekip olarak tüm büyüklerimizin Yaşlılar Haftasını kutluyor, minnet ve şükran duygularımızla yaşam sevinçlerinin hiç kaybolmadığı sağlıklı ve mutlu günler temenni ediyor, sevgi ve saygılar sunuyoruz.
Her zaman deneyim ve tecrübelerinden yararlandığımız ve dünya nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan yaşlılara, Sevgi ve Saygıyı dile getirmek için, 1982 yılında WHO( Dünya Sağlık Örgütü) tarafından 18-24 Mart tarihleri arası “Yaşlılara Saygı Haftası” olarak ilan edilmiştir.
Büyüklerin varlığı bağlı olduğu ailenin temel direği, temel dirliğidir. Çocuklarımıza, büyüklerimize sevgi ve saygıyı çok iyi anlatıp, aradaki köprüyü daha da sağlamlaştırmalıyız.
Büyüklerimizi sadece özel gün ve haftalarda değil yılın her gününde hatırlayarak onlarla birlikte olduğumuzu onlara hissettirmeliyiz.

Toplumsal yaşamın temel kuralı karşılıklı sevgi ve saygıdır. Türk toplumu bu temel kural doğrultusunda, toplumsal dayanışmayı yaşamın her evresinde ilke edinmiştir. Yaşlılara bugün gösterilecek sevgi ve saygı, gelecek kaygılarımızı azaltacak, hangi yaşta olursa olsun, tüm bireylerin yaşama güvenle bakmalarını sağlayacaktır. Unutmayalım ki hepimiz yarının yaşlılarıyız.
Toplumsal dayanışmanın önemli göstergelerinden birisi, yaşlıların karşılaşabileceği sorunların en aza indirilmesi ve bunların çözümüne ulaşabilme olanaklarının onlara sunulmasıdır.

Yaşlılarımız milletimizin onurudur. Onlara sahip çıkmak ve onlarla ilgilenmek tüm toplum bireylerinin vatandaşlık görevidir. Büyüklerine sahip çıkan toplumlar, medeniyeti yakalamış toplumlardır. Ömrünün büyük bir kısmında topluma ve ülkesine hizmet vermiş olan büyüklerimizi, yaşlandıkları dönemde memnun etmek gurur vericidir.

Mustafa Kemal ATATÜRK demiştir ki “Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmaya hakkı yoktur.”
Bu duygularla tüm büyüklerimizin Yaşlılara Saygı Haftasını kutluyor, nice sağlıklı ve mutlu günler temenni ediyor, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
Bir bilet alma, alışveriş yapma, otobüse binme sırasında önce gelenin, kendisinden sonra gelenlere göre o hizmetten daha önce yararlanma hakkı vardır. Yaşlılarda bu dünyaya bizlerden çok çok önce gelmişlerdir. O halde öncelikli insanlardır. Dünyayı birbirine devrederek, geliştirerek, değiştirerek, bizlere hazır ve kurulu bir hayat düzeni bırakmışlardır.
Keşifler yapmış, bazı problemleri çözümleyerek aşmış, yaşadığımız ortamı bize hazır bırakmışlardır.
Bu haklarını kullanmalarında kendilerine yardımcı olmak bizlere düşen en kutsal görevlerin başındadır. Yaşlılar tecrübe kaynağıdır. Onların yaşanmış ve kazanılmış bu deneyimleri bizleri birçok yanlışı yapmaktan kurtarmaktadır. Yaşlılarımızın gençlerden ve kendilerdinden genç olan yetişkinlerden yerine getirilmesi mümkün olmayan istek ve beklentileri asla yoktur. Yaşlılarımızı sadece bu hafta değil, sürekli olarak sevmeli ve saymalıyız.
Yaşlılarımızın tarafımızdan bilinmeyen, anlayamadığımız sorunlarını çevreden ve kendilerinden öğrenerek sıkıntılarını aşmalarına yardımcı olmalıyız. Onların çözümü bizi aşan sorunlarını ilgili kişi veya makamlara iletmeliyiz. Yaşlılarımız fiziksel ve ruhsal durumları gereği duygusal olurlar.
Onların sık sık ihtiyaçlarını ve hastalıklarını sorarak gönüllerini almalıyız.
Ekonomik değeri küçük, manevi değeri büyük olan hediyelerle bazen bir demet çiçek, bazen de bir öpücükle onları kolayca mutlu edebileceğimizi hatırdan çıkarmamalıyız.
Şimdiye kadar ki uygulamalarımızı bundan sonra daha titiz ve daha içtenlikle sürdürerek otobüslerde, duraklarda veya sıra beklemeyi gerektiren hallerde sıramızı hemen yaşlılara verme alışkanlıklarımızı da sürdüreceğimize yürekten inanıyorum.
Çünkü bir gün bizlerin de aynı duruma geleceğimizi unutmamalıyız.
Yaşlılık, yaşam sürecinin; çocukluk, gençlik, erişkinlik gibi doğal ve zorunlu bir çağıdır. Birçok kaynak yaşlılık sınırı olarak 65 yaşı kabul etmektedir. Yaşlı sağlığının korunması ile ilgili olarak 1963’ de yapılan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) seminerinde yaşlılık dönemi üçe ayrılmıştır:
a) Orta yaşlı kişiler (45-59 yaş)
b) Yaşlılar (60-74 yaş)
c) İleri derecede yaşlılar (75 yaş ve üzeri)
Yaşlanma, biyolojik, ekonomik, sosyal ve psikolojik boyutlar içinde etkileşen karmaşık olayların toplamı olarak tanımlanabilir. Normal yaşlanma; zamanın geçişine bağlı olarak, hastalık söz konusu olmaksızın ortaya çıkan anatomik yapı ve fizyolojik işlev değişikliklerini tanımlamaktadır. Biyolojik yaşlanma ise tüm yaşam boyu süren bir olgudur. Yaşlanma sürecinin ulaştığı evrede etkili olan birçok parametreden biri olan kronolojik yaş ise geçen zamana göre bir yıllık birimler esas alınarak yapılan yaşlılık tanımıdır.
Doğan herkes
Çocuk,genç,orta yaşlı
Daha sonra da
Yaşlı olmak zorundadır.
Çocukluğumuzu anlamadan,
Gençliğimizi bilmeden,
Yaşlılığımızı yapamadan yaşarız.
Hepsinin eksiği varmış gibi gelse de
Ayrı olmalı hepsinin,
Çocukluğun,gençliğin,
Hatta yaşlılığın.
Yaşlanmamak elimizde değil,
Geriye dönmek imkansız.
O halde? ? ?
Her yaşın hakkını vermeli
Gerektiği gibi yaşamalıyız.
Yaşlanman yaşlı olmaktansa,
Yaşlanınca bile genç kalmasını bilmeliyiz!
Nuray ZARALI
Bebek:
Daha çok küçüğüm sütümü verin,
Oynamak isterim, bebek getirin.
Hastayım, derdimi diyemem öyle,
Doktorlara hemen beni götürün.
Çocuk:
Ben bebek değilim yalnız oynarım,
Bardağı, çatalı kendim tutarım.
Beni küçük sanma yaşım yedidir.
Hele çantam gelsin derse koşarım.
Genç:
Yerde savururum gökte yerim ben,
Bu konuda yoktur hiçbir kederim.
Baba kesesinden hepten giderim,
Olsaydı yanımda bir de sevgilim...
Yaşlıya saygı mı, duymadım onu,
Ben kendim bulurum kendi yolumu.
Kim bana verdi ki, ben de vereyim,
Uzatmam elimi, vermem kolunu.
İhtiyar:
Ben de gençliğimde böyle diyordum,
Yerde kazanarak, gökte yiyordum.
Vücudum yaşlandı, olmuyor artık,
Genç kuşaktan, anlayış bekliyorum.
Ben geldim sonuma, onlar da yolda,
Her şey boşa imiş, yalan dünyada.
Sen de hesap eyle yanlışlar yapma!
Bir gün yaşlanırsın, dönersin bana.
İbrahim ŞİMŞEK
Sımsıcak gülüşlerle kucak açar herkese,
Yüzleri buruş buruş yaşlıları severim.
Nasıl özlem duyarlar yumuşacık bir sese,
Elleri kırış kırış yaşlıları severim.
Bin bir sevinç sığdırır meraklı bakışına,
Her zaman ilgi duyar hayatın akışına,
Sırt çevirmez yaşamın düzüne yokuşuna,
Dosta ömür adamış yaşlıları severim.
Yılları nasıl geçmiş, yaşamış mı doyunca
Nice fidan büyütmüş hepsi kendi boyunca.
Nasıl da mutlu olur bir 'teşekkür' duyunca,
Sevgilere susamış yaşlıları severim.
Hep dünleri anlatır, geçmişi çok özlemiş.
Yüreğinde kim bilir ne sevdalar gizlemiş.
Bilinmez ki kimlerin yollarını gözlemiş.
Anılarla yaşamış yaşlıları severim.
Koşup sarmak isterim bükülmüş bellerini,
Tutup öpesim gelir üşümüş ellerini.
Usanmadan dinlesem o tatlı dillerini,.
Yüzleri buruş buruş yaşlıları severim.
Elleri kırış kırış yaşlıları severim........
Yaşlılar haftası, tüm dünyada kutlu ve umutlu olsun..
Sevinç Atan
Bizde sizler gibi doğduk büyüdük
Önce emekledik sonra yürüdük
Yıllar gençliğimizi götürdü şimdi çürüdük
Acıma değil, sevgi bekliyoruz...
Kimimiz hakimdik, kimimiz savcı
Dostlarımız vardı, hepsi kardeş bacı
Şimdi unutulmuş olmak çok acı
Bizi untmayın diyenlerdeniz biz...
Dostlarımız bizi aramaz oldu
Tükendi bir ömür, rengimiz soldu
Hava karardı, vakit akşam oldu
Bir tatlı söze hasretiz biz...
Gün oldu cephelerde savaştık
Allah Allah diyerek dağları aştık
Şimdi unutulduğumuza şaştık
Masallardaki, bir varmış bir yokmuşuz biz...
Bir çoğumuzun oğlu, kızı var
Yaşladık şimdi kim arar kim sorar
Nafile üzülmek, ağlamak sabaha kadar
Gözlerimiz yollarda bekliyoruz biz...
Çocuktuk, gençtik yaşlandık
Bizi arayıp sorarsınız sandık
Terk edilmişliğin ateşine yandık
Bizi unutmayın diyenlerdeniz biz...
Ahmet Mansuroğlu